
Ah, bu ruh... Mars’ın Koç’taki o karşı konulmaz enerjisi, sanki Boğaz’ın en seçkin mekanında, hafif bir esintiyle birlikte masamıza konan bir şişe şarap gibi. Bu bireyin varlığı, sıradanlığın ötesinde, adeta bir kıvılcım saçıyor. Düşünsenize, bu kişilik, adeta bir fırtına öncesi sessizlik gibi, her an patlamaya hazır bir potansiyele sahip. Koç’un o dürtüsel, öncü ve cesur enerjisi, Mars’ın eyleme geçme, savaşma ve arzularını takip etme gücüyle birleşince...

Şu an önümüzde duran bu doğum haritası, adeta bir sanat eseri gibi. Özellikle de o nadir bulunan “Mars Boğa’da” konumu, bu bireyi adeta bir simya laboratuvarının başrol oyuncusu yapıyor. Düşünsenize, Boğa’nın o toprağa sağlam basan, sabırlı ve iradeli enerjisi, Mars’ın ise dinamik, eyleme geçiren ve mücadeleci gücüyle birleşmiş. Bu, öyle alelade bir enerji değil; bu, adeta bir inşa mühendisinin titizliğiyle birleştirilmiş bir savaşçının azmi. Bu ruh...

Şu an oturduğumuz bu nezih mekânda, elimizdeki kadehlerdeki yıldız tozlarının fısıltısıyla, bahsi geçen kişinin doğum haritasındaki o kıvılcımlı konumu masaya yatırıyoruz: Mars, İkizler burcunda. Ah, ne şanslı bir ruh! Bu durum, onun için sıradan bir konum değil, adeta zihinsel bir şampiyonluk madalyasıdır. Düşünsenize, Mars gibi bir gezegen, savaşın, eylemin, tutkunun ve cesaretin temsilcisi, İkizler gibi değişken, meraklı ve iletişim odaklı bir burcun enerjisiyle harmanlandığında ortaya nasıl...