
Sevgili dostum, şu an önümüzde duran bu harita, aslında bir "ateş çemberi" gibi. Jüpiter'in Koç'taki o parlak, göz alıcı konumu, bize bambaşka bir vizyonerle karşı karşıya olduğumuzu fısıldıyor. Hayal et ki, boğazın o eşsiz manzarasında, bir kadeh iyi bir şarap eşliğinde bu ruhu masaya yatırıyoruz. İşte bu kişilik, bildiğimiz tüm sınırları zorlayan, sürekli bir "ilk adımı atma" dürtüsüyle dolu bir kaşif. Jüpiter Koç'ta olduğunda, bu birey...

Ah, Jüpiter Boğa'da... Bu sadece göksel bir konfigürasyon değil, adeta bir yaşam felsefesi. Sanki şu an, Boğaz'ın nazlı esintisi eşliğinde, önümüzde kadehlerin tokuştuğu zarif bir terasta oturmuş, bu özel ruhun portresini çiziyoruz. Konumuz o; maddi dünyanın zarafetini, duyusal zevklerin derinliğini ve sabrın asaletiyle yoğrulmuş bir yaşam enerjisini taşıyan biri. Bu birey, evrenin ona sunduğu cömertliği adeta bir sanat eseri gibi işleyen bir usta. Toprağın Altın Tohumları: Maddi...