
Ah, şu Chiron’un Koç’taki konumu… Sanki İstanbul’un en seçkin mekanlarından birinde, önümüzde duran sofistike bir doğum haritasının ortasındaki o küçük, ama bir o kadar da kudretli yıldızın fısıltılarını dinliyoruz. Bu birey, evet, tam da bu birey, varoluşun ilk kıvılcımını, o ilkel cesareti ve kendini ifade etme tutkusunu derin bir yara iziyle taşıyor. Chiron, malum, o yaralı şifacı. Koç ise öncü, dürtüsel ve her daim kendini kanıtlamaya...

Şimdi efendim, bu özel bireyin haritasına şöyle bir göz atalım. Boğa burcunda yer alan Chiron... Ah, ne muazzam bir ikili! Sanki bir sanat galerisinin ortasında, elinde titizlikle biçimlendirilmiş bir toprak parçasıyla duran bir heykeltıraş gibi. Bu kişilik, evrenin ona sunduğu en somut armağanlarla, en derin ruhsal yaralarını aynı anda iyileştirmeye aday. Maddiyatın çekiciliği ve güvenliğin o tatlı vaadi, bu ruhun bilinçaltındaki en hassas noktası. Ancak buradaki...