
Ah, şu İstanbul'un cıvıl cıvıl, ama bir o kadar da gizemli sokaklarında, belki de göz kamaştıran bir terasta, elimizde kadehler, işte tam da bu bireyin haritasını inceliyoruz. Güneş'in 3. Ev'deki bu büyülü yerleşimi, karşımızdaki kişinin adeta bir zihin virtuözü olduğunu fısıldıyor. Bu ruh, kelimelerin, fikirlerin ve en önemlisi bağlantıların efendisidir. O, sadece var olmakla kalmaz, etrafındaki dünyayı sürekli bir bilgi akışıyla zenginleştirir. Onunla sohbet etmek, adeta...

Ah şu Ay, o hassas, duygusal pusulamız... Ve bir de bakıyoruz ki, zihinsel gezintilerin, kısa yolculukların ve kardeşlik bağlarının evi olan 3. Ev'de demir atmış. Bu, ortalama bir zihin yapısından bahsetmediğimizin net bir göstergesi. Bu birey, kelimenin tam anlamıyla, düşüncelerine ve iletişimine duyduğu derin bir içgüdüsel çekimle donatılmış. Sanki her sohbet, onun için bir keşif yolculuğu; her kitap, gizli bir hazine haritası. Bu ruh, etrafındaki dünyayı...