
Şu masada, elimizde kadehlerimizle, İstanbul’un o büyülü atmosferinde, işte tam da bu olağanüstü karakter üzerine konuşuyoruz. Yükselen burcu İkizler olan bir Koç erkeği... Bu, gökyüzünün en enerjik ve en zeki iki gücünün bir araya gelmesi demek. Sıradan bir harita değil bu; adeta bir strateji dehasının, bir dil cambazının ve bir öncü savaşçının doğduğu yerin haritası. Bu ruh, sahneye çıktığı anda farkını ortaya koyar; bir yandan ateşin...

Şu masadaki kişi, ah, bu kişilik… İnanılmaz bir enerji, değil mi? Koç burcunun o ilk kıvılcımı, harekete geçirici gücüyle başlıyor her şey. Ama sonra, sanki bir anda zihinsel bir girdaba dönüşüyor. Yükselen burcu İkizler olunca, bu Koç kadını sıradan bir savaşçı olmaktan çıkıp, her cephede aynı anda savaşabilen, stratejik dehası yüksek, esprili bir lider haline geliyor. Bu, öyle basit bir harita değil; bu, karmaşık bir zeka...

Şu anda önümüzde duran bu harita, öyle sıradan bir kompozisyon sunmuyor. Boğa Burcu'nun o dingin, topraksı ve sağlam temelinin üzerine, İkizler'in o cıvıl cıvıl, meraklı ve esnek zekasının yerleştiği bir kombinasyon bu. Sanki usta bir mimar, en dayanıklı malzemelerle en modern ve zarif yapıyı inşa etmiş gibi. Bu ruh, bir yandan dünyanın gerçekliklerine kök salarken, diğer yandan zihninin kanatlarıyla sonsuz olasılıklar denizinde süzülüyor. Bu kişilik, sadece...