
Ah, şu Plüton'un Koç'taki hali... İstanbul'un o gizemli, mum ışıklı köşelerinden birinde, bir kadeh şarabın eşliğinde bu konuma dalmak insana bambaşka bir keyif veriyor, değil mi? Masamızda duran o doğum haritasının en çarpıcı satırlarından biri bu. Plüton, o yeraltı dünyasının, dönüşümün, yıkımın ve yeniden doğuşun efendisi, Koç'un o delidolu, cesur, ilk adımı atmaya hazır enerjisiyle bir araya gelmiş. Düşünsenize, bir yandan "ben" demenin en saf hali...

Şöyle bir oturduğumuz yerden, elimizde kadehler, İstanbul'un o eşsiz manzarasına karşı, bu ruhun haritasını masaya yatırmak ne keyifli değil mi? Plüton Boğa'dayken dünyaya gelmiş birinden bahsediyoruz; bu öyle sıradan bir konum değil. Bu, adeta bir sanatçı titizliğiyle, dünyanın dokusunu, değerlerini ve somut gerçeklerini yeniden şekillendirme gücüyle donanmış bir ruh. Sanki her dokunduğu şeye, ona daha derin, daha kalıcı ve daha özgün bir anlam katmaya gelmiş gibi. Maddiyatın...

Şimdi, şu masanın etrafında toplanıp, hayatın o tatlı, o keskin sohbetlerini ederken, önümüzdeki o özel kişinin yıldız haritasına bir göz atalım. Özellikle Plüton'un İkizler burcundaki o akıl almaz dansı, gerçekten de üzerine saatlerce konuşulacak bir tema. Plüton, evet, o derin dönüşümün, gizli güçlerin ve kaçınılmaz gerçeklerin gezegeni. İkizler ise zihnin keskinliği, iletişimin neşesi ve sürekli bilgi akışının burcu. Plüton İkizler'de olunca, bu iki devasa enerji bir...