
Şimdi, sevgili dostum, şu masanın üzerindeki bu olağanüstü doğum haritasına bir göz atalım. Malum, İstanbul'un bu nezih köşesinde, yıldızların dilinden anlayan iki sohbet ehli olarak, karşımızdaki bu eşsiz bireyin ruhsal pusulasını çözmeye çalışıyoruz. Ve işte, beni en çok heyecanlandıran kısım: Ay, Koç burcunda! Aman Tanrım, bu ne müthiş bir başlangıç noktası! Düşünsene, duygusal dünyasının merkezi, adeta bir volkanın kalbi gibi. Bu, sıradan bir duygusallık değil; bu...

Ah, şu Boğa Ayı'nın büyüsü! Tam da İstanbul'un en gözde Boğaz manzaralı terasında, elimizde zarif bir kadehle bu analizi yaparken, o kişinin doğum haritasının derinliklerine dalıyoruz. Bu ruh, adeta toprağın bereketiyle, zenginliğin zarafetiyle yoğrulmuş bir sanat eseri gibi. Düşünsenize, gökyüzündeki Ay'ın o sakin, huzurlu ve bir o kadar da kararlı Boğa burcundaki konumu, bu bireye adeta bir "altın dokunuş" bahşetmiş. Maddi dünyanın gücünü ve duyusal zevklerin...

Ah, şu Ay İkizler'deki ruh… İstanbul'un en gözde meyhanelerinden birinde, Boğaz'ın esintisi eşliğinde, elimizde kadehler, onun haritasını masaya yatırmışız gibi düşünelim. Bu kişilik, adeta canlı bir ansiklopedi, zihninde sürekli bir bilgi akışı, bir düşünce fırtınası. Sanki beyni, sürekli yeni bir sergiye hazırlanan bir sanat galerisi gibi; her köşe başında yeni bir fikir, yeni bir bağlantı, yeni bir perspektif. Bilgi Akışının Hızlı Şeridi Bu birey için duygusal güvenlik, doğrudan...